4 Ekim 2013 Cuma

Sonsuz Aşk

Bembeyaz teni pürüzsüz gibiydi. Bazı yerlerinde kırışıklıklar vardı ama olsun, ben onu böyle sevmiştim. Bana bağlanması 2 sene önceydi sanırım, veya benim ona bağlanmam. İlk gördüğümde "bu ne ya, nesini seveyim bunun" diyordum, ama vakit ilerledikçe ve her gün onu çevremde görünce her denediğim şey gibi bir deneyelim dedim. İlkten bana zor gelmişti, bildiğin beni zorlamıştı, gerçekten çok zor birisiydi, ama anladığım kadarıyla beni bırakmaya niyeti yoktu ve ileride anlayacaktım ki benimde onu bırakmaya niyetim olmayacaktı.
Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalamış, zaman kavramının farkında değilmişim. Kocaman 2 sene geçmiş. Mutluluğumda  üzüntümde beni hiç yalnız bırakmadı, belki arkadaşlarımdan bile yakındı bana, çünkü hep yanımdaydı. En çokta bana sarılmasını seviyordum, tüm vücudumu sardığını hissediyordum, aklımı ele geçirmişti, bana bunu hissettirmesine bayılıyordum. Bazen ona kızıyordum, hatta bu ilişkiyi bitirmeyi birkaç kez düşündüm, ama yapamadım, kendime itiraf edemesem de onu çok seviyordum.
İçi alev, gözleri duman gibiydi, her nefesimde onu hissediyor, onsuzluk bana imkansız gibi geliyordu. Kabul ediyorum, arada kaçamakta yaptım, mutluluğu başkalarında aradım, sonuçta erkeğim, ama onun gözü benden başkasını görmüyordu, sanki beni böyle kabullenmiş gibiydi, tüm hatalarımı görmezden geliyordu. Onun en sevdiğim yönüde buydu "sadakat". Sanırım sonunda onu bırakamayacağımı bende anladım, o beni bırakana kadar devam etmeye karar verdim, bakalım bu mutlu aşk ne zamana kadar sürecek sigara.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder